Arşiv: Şubat 2008

mac ile yaşam

çok istedim her zaman.. ama korktum da.. amiga kullanırken windows3.1 görmek gibi değildi system7 kurcalamak.. macos9 çökmez demişlerdi ama kendi gözlerimle gördüm ben.. daha doğrusu ben sebep oldum.. zaten windows alışkını için  o zamanlar mac.office pek bi rahat da değildi..

her neyse, ben bir göçmenim :) BB saolsun.. ve belki de en doğru zamanda mac’e göçmüşüm.. tiger‘ın en güzel zamanlarını gördüm, üstüne çıktığı hafta leopard kurup apple‘in artık ms‘tan, steve jobs‘ın da bill gates‘ten çok farkı olmadığını görmüş / hatta test etmiş oldum.. bu sevda ile iPhone edindim, sıkıldım N95‘ime geri döndüm.. yani kısaca, çok şey bekledim, birazını aldım, birazını bıraktım, birazını emule ettim..

bugün elimdekilere baktığımda.. harikulade bir hardware olan ama bence potansiyelinin ancak yarısını kullanabildiğim bir macbook pro‘m, çağından önce sahip olduğum ve bugün hala evde multimedia uygulamalarıyla bana arka çıkan bir asus/windows‘um, hiçbiri kesmediğinde imdadıma yetişen (ve maalesef hala & umutsuzca bu konuda apple’den atılım beklediğim) umpc’im ve hepsiyle ayrı ayrı dansetmeye çalışan bendeniz..

ama sonuçta artık bir apple faresi‘yim, duramam..tek ve gerçek mutluluğu bulana kadar, kemirmeye devam..

Apple hisselerinin dayanılmaz hafiflemesi

Apple hisselerinin dayanılmaz hafifligi

Apple’n altın çocuğu Steve Jobs ve altın Apple hisselerinin son 2 aylık görünümü, bana nedense görünen köy klavuz istemez atasözünü hatırlatıyor. “Muhteşem” Macbook Air ve Time Capsule gibi çok “gerekli” ürünlerin havai fişeklerle yapılan lansmanından sonra bile durdurulamayan bir iniş gözüküyor.

2 ayda %50′ye yakın değer kaybı herkese nasip olmazmış. Bravo Steve abi, arkandayız. ;)

Otel odanızda iMac ister misiniz?

Otellerde iMac

Otel odalarının içinde kısıtlı olanakları olan MediaTV benzeri televizyonları oldum olası hoşumam gitmemiştir. En son kaldığım otelin “dummy” bir browser uygulamasına sahip televizyonu, her ne kadar tüm Internet ihtiyaçlarımı karşılamasa da bazı temel ihtiyaçlarıma gayet güzel cevap vermişti.

City Inn otelleri zinciri, televizyon ekranın 20.yüzyıl çözünürlüğüne mahkum Internet browser’lı televizyonlarından kurtarıyor ve odalarına iMac yerleştiriyor. Artık otelin müşterileri bu iMac’leri bir multimedya merkezi gibi (TV, radio, DVD ve CD çalıcı) kullanabiliyor, iLife paketi, Office uygulamaları kullanabiliyor ve Internet’e bağlanabiliyorlarmış.

Eğer yolunuz Manchester veya Londra‘ya düşerse, otel seçiminizi yaparken City Inn‘i de bulundurun. Bakalım bu uygulama ne kadar başarılı olacak ve diğer otellere de yayılacak mı? Türkiye mi dediniz? Bizim güzel fiyat politikalı Apple Türkiye satıcımız varken, herhalde hiçbir otel odalarına iMac yerleştirmeyi fiyat/yarar açısından uygun bulmayacaktır.

Eğer yolunuz Ingiltere‘ye düşer de bu odalardan birinde kalma imkanınız olursa, tecrübelerinizi bizimle paylaşmayı unutmayın.