Apple ürünleri basit ve sade tasarımlarıyla her zaman büyük bir kitlenin beğenisini kazanmıştır. iMac de bu ürünler arasında Gerçekten güzeldirler ve Apple seçmek için nedenlerinizden biri de güzel olması sayılabilir. Böyle güzel bir ürün, yaşadığınız ortamı da güzelleştirebilir ve bir anda dekoratif bir özellik kazanır. Techzilo sitesi güzel bir araştırma yapmış ve iMac resimlerini aratıp filtrelemiş. Çıkan 30 güzel resmi de 10 taneye kadar indirmiş ve sitesinde yayınlamış. Buyrun size bulunduğu ortamı güzel kılan 10 adet iMac fotografı.
Arşiv: 'hard.ware' Kategorisi
gerek yok deniyor. macosx harikulade bir dosya yönetim sistemi sunuyor, asla ihtiyaç duymazsınız deniyor. en azından steve jobs ve tayfası (sn ethem tolga‘ın hoşgörüsüne sığınarak) öyle diyor.. ama kazın ayağı öyle değil..miş..
bir önceki yazımda belirttiğim problem yüzünden eski harddiskimi macbook pro’ma geri taktırdım. fakat her nasılsa sistemim gittikçe daha yavaş çalışır bir hal aldı. ben de öncelikle boot camp partition‘ımı sildim. sonra da hard diskimi “repair” ettim. hem disk utility hem de fsck ile.. fakat nafile, ne hızım arttı ne de tekrar boot camp’ime partition yaptırabildim.. tam klasik pc sorunlarıma ruhumun tepkisi olarak delirmek üzereyken, apple updater’ım macbook pro EFI 1.5 update‘i yapmam konusunda uyarı verdi. peki bu update ne işe yarıyordu? her zaman ki açıklama : “bazı kararılık güncellemeleri”
bir umutla, 1.4 gibi mbp’lara boot camp düzenlemesi sunan EFI benzeridir diye yükledim, değişen bişey olmadı. sonra her işletim sisteminin disk yönetimi aynıdır diyerek macosx için defrag programı aradım, karşıma en çok çıkan iDefrag‘ı kurup denedim. öncelikle şunu söylemek isterim, kesinlikle mac de defragmantation istiyor, aksini söyleyene sakın ola ki inanmayın.. bunu hard diskteki dosyalarımın yerleşim düzenini görür görmez anladım ama her sistemde olduğu gibi mac’de de defrag %100 kullanışlı çalışmıyor, sanırım ancak işin başlarındayken işe yarıyordur.. yani benim düzenimi biraz toparladıysa da hız ve boot camp problemlerimi çözmedi..
Gün geçmiyor ki yazın Apple’ın bizlere sunacağı ürün ve ürünler hakkındaki söylentilere bir yenisi eklenmesin. 3G iPhone söylentilerinin yanına şimdi de dizüstülerin yenileneceği söylentisi revaçta. Hatırlarsanız Powerbook‘dan Macbook Pro değişiminde dizayn olarak incelmek ve kamera eklentisi hariç bir değişim yaşamamıştık. Nerdeyse 2003 yılından beri Apple tasarımını değiştirmeden düzüstünü donanımsal olarak yenileyerek piyasaya sunuyor. Bakalım bu yaz bize yeni Macbook Pro getirecek mi?
çok kolay görünüyordu.. değilmiş..
macbookpro’mun harddiskini anlamsız bi şekilde dolduruyorum.. hayır, resim yok, müzik yok, film yok.. pkg yada dmg yok.. fakat her nasılsa 160gb’lık harddiskim ağzına kadar doldu. bende artıdan rica ederek hdd upgrade‘i yaptım. saolsunlar 1 saat içinde makinam geri geldi. leopard’ı baştan kurdum, eski hdd’mi bir external usb kutuya bağlayıp tüm sistemi restore ettim (evet, time machine‘i sevemedim bi türlü) fakat makinada süreki bir hantallık, takılma, bootcamp’de problem, windows kuramama vs. leopard’ın kurulumu 1,5 saat sürdü. tüm sistemi restore etmem de bir o kadar.. makinanın düzgün çalışmadığın anlamam ise sade 15 dakikamı aldı..
sıfırdan lopard kurdum, tüm ayarlarımı manuel olarak gerçekleştirdim, 1 gün uğraştım ama herşeyi yerli yerine koymayı başardım.. şimdi de makinamdan sürekli bir “pıt” sesi geliyor. sanki bir hardware problemi var gibi, çok sessiz, derinden ve geriden gelen minicik bir pıt.. ve inanılmaz rahatsız edici, benim gibi bir başak insanı için feci obsesif bi durum.. makina tamamen sessizdeyken bile duyuyorum, sanki bir hardware error veriyor.. en ufak fikri yada ne probem olduğunu bulmam için yol gösterebilecek olan var mı acaba??
nerde kalmıştım? evet, 2 dakika oyun oynayacaktım, 2 hafta oldu..
elimde bazı oyunları oynayamam için başarılı olduğunu düşündüğüm bir kaç pc’nin kontrolü bulunuyor. en başta tüm dünyanın kalitesini onayladığı 256MB 8600GT Mobile ekran kartlı 4GB ram’li (nedense hala windowsxp 3GB olarak görüyor), 2.4 core2duo macbook pro‘m. şimdilik vista kurulu diil ayrıca bir diğer dezavantajı da windows xp kurduğum harddiske 15 gb alan ayırmış olmam.. ayrıca 1 adet 7600GS sonic ekran kartlı 1,5 GB ram’li p4 2.8 HT home pc’m ve kardeşimin yeni toparladığı 8600GT ekran kartlı, 2 GB ram’li 2.2 core2duo kofigürasyonlu 2 adet pc ile birçok oyunu oynamayı denedim.. öncelikle şunu söylemek isterim ki, size şu oyunu şu şu ayarla şu fps’de oynadım gibi yetenekli cümleler kuramayacağım, çünkü çoğu şu’nun ne anlama geldiğini BİLMİYORUM
ben sadece takılmadan, olabildiğince gerçekçi ve keyifli ne oynayabilirim, ona bakarım.. bu sebeple amatör yorumlarım için şimdiden affola.

Bir tarafta büyük yankılar uyandıran ve büyük bir kitle tarafından çok beğenilen ve dünyanın en ince taşınabilir bilgisayarı olarak lanse edilen MacBook Air, diğer tarafta ise 3 USB portu ve optik sürücüsü ile Lenovo X300 reklamı. “Everything else is just hot air?” ve “the art of thin” yazılarından kime taş atıldığı ortada. MacBook Air’in avantajlarının yanında dezavantajları o kadar çok baskın ki, reklam gerçekleri gayet güzel anlatıyor. Karşılaştırmalı teknik özellikleri merak edenler Engadged’deki yazıya bakabilirler.
Mac mini, Apple firmasının en küçük ve en ucuz masaüstü bilgisayarı. İlk olarak 2005 Ocak ayında G4 işlemcili modeliyle piyasaya çıkmıştı. Neredeyse tam bir sene sonra Intel işlemcili modelleri çıkmış, en son olarak da 2007 yılının Ağustos ayında Intel Core 2 işlemcisi ile güncellenmişti. Son 6 aydır üretiminin sona ereceği söylentileri etrafta geziniyordu. AppleInsider‘da çıkan bir haberde ise yakında güncelleneceğinden bahsediliyor. Habere göre ana işlemci, veriyolu ve grafik işlemcisi yenileniyor. Bu aralar Apple dünyasındaki çoğu haber bulutlu.
teknolojik hayatta bildiğim bişey varsa, o da asla teknolojiye yetişemeyeceğinizdir. elinizdeki son model herşey, yarın düne ait olacaktır. bu hem donanım hemde yazılım için geçerli sanırım.
tiger zamanında kurduğum bootcamp windows’umu hep sanal makina olarak parallels desktop ve wmware fusion kullanarak macosx’imle birlikte çalıştırdım, çünkü sadece eskiden alışık olduğum birşeyleri kontrol amaçlı windowsu kullandım. fakat geçenlerde, yeni başlayacak oyun konusuna değineceğim yazı dizisi için dual boot seçeneğini kullanmak isteyince birde ne göreyim, apple bootcamp 1.2, 1.3 ve 1.4 sürümlerinde verdiği windows driverları macbook pro’mda hiç bi işe yaramıyor.
hatırlarsanız bootcamp’in beta sürümlerinde bootcamp içinde windowslarda kurabileceğiniz driverları autorun özellikli cd olarak yazabiliyordunuz. fakat leopard içinde gelen bootcamp 2.0 ile birlikte güncel driverlar için macosx leopard dvd’sini xp’ye takıp içinden driver aramanız gerekiyor. ve bendeniz akıllılık edip windowsa macdrive kurduğum için o can’ım driverlara erişemedim bir türlü.. paylaşım sitelerine yönelmeme sebep olan bu durumla ilgili ekran görüntülerin utanarak paylaşıyorum..

Sony CEO’su Stan Glasgow, son açıklamasında, blu-ray oynatıcıların 2008 yılı içinde $300, gelecek yıl ise $200 civarında satılacağını tahmin ettiğini söyledi. Aynı açıklamada AppleTV‘ye bir cevap için yoğun çalıştıklarından bahsetti. Senelerdir pahalıyız ama en son teknolijiye sahip oyuncaklarımız var diye övünen bizler, hala fahiş fiyata cd-rom‘lu macbook alıyoruz. Hatta Steve abi “ne gerek var optik okuyucuya, pc’lerden paylaşımlı kullanın” diye alay eder gibi bir açıklamayla hilkat garibesi macbook air‘i bizlere yakın zamanda sunmadı mı?
“bir mac al” ilanlarından çok önceydi, LK bana “hayatta herşeyin mac versiyonu var” diyerek dünyayı mac mi diil mi gözüyle görmeme sebep olmuştu.. mesela nokia mac, sony-ericsson windows.. yada philishave mac, gillette windows gibi.. işte böyle düşününce bana Sony hep mac gibi gelmiştir.. digital walkman‘leri AAC destekledi, hata geçen seneye kadar içine atılan mp3‘leri bile AAC’ye dönüştürmeden çalamıyordu, en başından beri camcorder‘larında firewire çıkışı vardı ve hatta bana göre gelişmiş bir airport extreme multimedia / apple tv versiyonu bile üretti. sanırım tek eksik sony’nin bir mac üretmesi (ki bence sony zaten mac, içinde windows olmasını hiç yakıştıramamışımdır) eh, hazır apple macbook pro’larına blueray koyacak dedikodusu da varken, ister misiniz bir de vaio-mac çıksın ![]()


YORUMLAR