sevgili mod’un yazısını görünce geçen hafta battlestar galactica‘yı izlemediğimi hatırladım. hızlıca, indirmeden online nerden izlerim diye bakınırken aslında USA dışında yaşadığımız için dışlanmasak, TV kanallarının web sitelerinden programları izleyebileceğimiz aklıma geldi.. Hotspot Shield böyle bi program, hem mac hem windows sürümleri var ve çalıştırdığınıza zaman göreceğiniz küçük reklamları kabul ederseniz, internette sadece USA’den IP almışsınız gibi dolaşmanıza olanak veriyor..
Etiket: 'Windows'
gerek yok deniyor. macosx harikulade bir dosya yönetim sistemi sunuyor, asla ihtiyaç duymazsınız deniyor. en azından steve jobs ve tayfası (sn ethem tolga‘ın hoşgörüsüne sığınarak) öyle diyor.. ama kazın ayağı öyle değil..miş..
bir önceki yazımda belirttiğim problem yüzünden eski harddiskimi macbook pro’ma geri taktırdım. fakat her nasılsa sistemim gittikçe daha yavaş çalışır bir hal aldı. ben de öncelikle boot camp partition‘ımı sildim. sonra da hard diskimi “repair” ettim. hem disk utility hem de fsck ile.. fakat nafile, ne hızım arttı ne de tekrar boot camp’ime partition yaptırabildim.. tam klasik pc sorunlarıma ruhumun tepkisi olarak delirmek üzereyken, apple updater’ım macbook pro EFI 1.5 update‘i yapmam konusunda uyarı verdi. peki bu update ne işe yarıyordu? her zaman ki açıklama : “bazı kararılık güncellemeleri”
bir umutla, 1.4 gibi mbp’lara boot camp düzenlemesi sunan EFI benzeridir diye yükledim, değişen bişey olmadı. sonra her işletim sisteminin disk yönetimi aynıdır diyerek macosx için defrag programı aradım, karşıma en çok çıkan iDefrag‘ı kurup denedim. öncelikle şunu söylemek isterim, kesinlikle mac de defragmantation istiyor, aksini söyleyene sakın ola ki inanmayın.. bunu hard diskteki dosyalarımın yerleşim düzenini görür görmez anladım ama her sistemde olduğu gibi mac’de de defrag %100 kullanışlı çalışmıyor, sanırım ancak işin başlarındayken işe yarıyordur.. yani benim düzenimi biraz toparladıysa da hız ve boot camp problemlerimi çözmedi..
taze sayılabilecek bir mac.migrant olduğumu yazmıştım. en zorlandığım konulardan biri bilgisayarımı kitlemek. özellikle öğlen aralarda vs elim hala ctrl+alt+del tuşlarını yokluyor.. üstelik bilgisayarımın kilitlenmesini oldum olası screensaver’lara emanet edememişimdir. mac’ime kurduğum windows partition’ımın backup’ını mac üzerinden nasıl alırım diye araştırırken bulduğum winclone programını yazan twocanoes yazılımın sayfasında gördüğüm Salute isimli mini program sayesinde bilgiyarınızı control-command-delete tuş kombinasyonuyla kilitleyebiliyor yada terminal veya activity monitor programlarını açabiliyorsunuz.
>> Salute v1.2 freeware Universal Binary
tam da cross.life oyun dünyamla ilgili son metnimi bitirmişken, Crossover yazılımıyla mac’imizde windows programları çalıştırmayı “denememizi sağlayan” Codeweavers, şimdide mac’lerde oyun oynamaya yönelik olarak geliştirdiği Crossover Games‘i yayınladı. Ben şimdiye kadar Wine tabanlı Crossover ile sadece winrar‘ı %80 başarılı çalıştırmayı başarabildim. ve az önceki 3 denememde de, derhal trial versiyonunu kurduğum Crossover Games’e TimeShift, C&C III Tiberium Wars ve Lost Empire: Immortals‘ı kurmayı başaramadım. yine de bu benden de kaynaklanabilir, denemek isteyenler için Crossover Games’in trail versiyonu burada
nerde kalmıştım? evet, 2 dakika oyun oynayacaktım, 2 hafta oldu..
elimde bazı oyunları oynayamam için başarılı olduğunu düşündüğüm bir kaç pc’nin kontrolü bulunuyor. en başta tüm dünyanın kalitesini onayladığı 256MB 8600GT Mobile ekran kartlı 4GB ram’li (nedense hala windowsxp 3GB olarak görüyor), 2.4 core2duo macbook pro‘m. şimdilik vista kurulu diil ayrıca bir diğer dezavantajı da windows xp kurduğum harddiske 15 gb alan ayırmış olmam.. ayrıca 1 adet 7600GS sonic ekran kartlı 1,5 GB ram’li p4 2.8 HT home pc’m ve kardeşimin yeni toparladığı 8600GT ekran kartlı, 2 GB ram’li 2.2 core2duo kofigürasyonlu 2 adet pc ile birçok oyunu oynamayı denedim.. öncelikle şunu söylemek isterim ki, size şu oyunu şu şu ayarla şu fps’de oynadım gibi yetenekli cümleler kuramayacağım, çünkü çoğu şu’nun ne anlama geldiğini BİLMİYORUM
ben sadece takılmadan, olabildiğince gerçekçi ve keyifli ne oynayabilirim, ona bakarım.. bu sebeple amatör yorumlarım için şimdiden affola.
Adobe CEO’su Shantanu Naruyen, iPhone Flash desteği için çalışmaya başladıklarını açıkladı. Büyük ihtimalle haziran ayında 2.0 versiyonu ile piyasaya sunulacak gözüküyor. Oysa 4 Mart’ta ki Apple yönetim kurulu toplantısında Steve Jobs, Flash desteğinin olmayacağını, iPhone için yavaş çalıştığını vb. söylemişti. Daha sonra da Microsoft windows mobile platformu için Flash desteğinin olacağını açıklamıştı. Sizin anlayacağınız iPhone için Flash desteği tam bir yılan hikayesine döndü. Şahsi fikrim; Apple ActiveSync için lisanslama yaparken aynısını Adobe ile Flash için yapmaktan o veya bu şekilde yapmaktan kaçındı ve flash desteğini bedava olarak kullanıcılara sunmuyor. Tabi ki de hazirandan itibaren bunu iPhone program dükkanında Adobe’un sattığı program kimliğiyle para ile sunacak. Sizce o dükkanda satılan her programın %30′u nereye gidiyor?

MAcNN, Microsoft‘un “Cover Flow” benzeri bir uygulamayı patentlediğini yakalamış. Cover Flow uygulaması, önce ipod‘larda ve itunes‘da alıştığımız, daha sonra leopard finder ile hayatımızda yerleşik bir hal alan, dosya küçük resimlerinin yatay düzlemde aktif olanın yaklaşmasıyla sağa sola haraket eden bir dosya görüntüleme opsiyonu. (ne kadar karışıkmış bunu yazarak anlatmaya çalışmak) Yakında Zune ve taşınabilir windows pda‘lerinde bazı uygulamalarda bu yeni patenti görebiliriz. Detaylar MacNN’in sitesinde okuyabilirsiniz.
teknolojik hayatta bildiğim bişey varsa, o da asla teknolojiye yetişemeyeceğinizdir. elinizdeki son model herşey, yarın düne ait olacaktır. bu hem donanım hemde yazılım için geçerli sanırım.
tiger zamanında kurduğum bootcamp windows’umu hep sanal makina olarak parallels desktop ve wmware fusion kullanarak macosx’imle birlikte çalıştırdım, çünkü sadece eskiden alışık olduğum birşeyleri kontrol amaçlı windowsu kullandım. fakat geçenlerde, yeni başlayacak oyun konusuna değineceğim yazı dizisi için dual boot seçeneğini kullanmak isteyince birde ne göreyim, apple bootcamp 1.2, 1.3 ve 1.4 sürümlerinde verdiği windows driverları macbook pro’mda hiç bi işe yaramıyor.
hatırlarsanız bootcamp’in beta sürümlerinde bootcamp içinde windowslarda kurabileceğiniz driverları autorun özellikli cd olarak yazabiliyordunuz. fakat leopard içinde gelen bootcamp 2.0 ile birlikte güncel driverlar için macosx leopard dvd’sini xp’ye takıp içinden driver aramanız gerekiyor. ve bendeniz akıllılık edip windowsa macdrive kurduğum için o can’ım driverlara erişemedim bir türlü.. paylaşım sitelerine yönelmeme sebep olan bu durumla ilgili ekran görüntülerin utanarak paylaşıyorum..

PC Magazine dergisi, şubat ayı içerisinde işletim sistemlerini karşılaştıran bir inceleme yapmış. Leopard, Windows XP, Windows Vista ve Ubuntu işletim sistemlerini fiyat, kurulum, arabirim, paket ile gelen programlar, 3.parti desteği, sürücü yüklemesi, ağ özellikleri ve güvenlik özelliklerine göre 5 üzerinden oylamış. Özellikle güvenli, kolay kurulan ve kolay öğrenilen bir sistem olması özelliklerinden Leopard en iyi işletim sistemi çıkmış. Ayrıca Intel prosesörlü Mac‘lerde bütün bu işletim sistemlerinin kurulabiliyor olmasını da avantaj olarak göstermiş.
Kişisel tercihim olarak hiç düşünmeden Leopard veya benzeri OSX sistemi tercih ederim ancak bilgisayar kullanım amaçlarını düşündüğümde test verilerine katılmamış bazı karşılaştırma özellikleri olduğuna inanıyorum. Mesela oyunlar, ofis bilgisayarları, destek imkanları, kullanım yüzdeleri ve yaygınlıkları gibi özellikler katılsa Windows XP’nin bu yarışı kazanacağına inanıyorum. Böyle araştırmalarda kötü bir koku seziyorum, huylanıyorum.
Evet Apple ve Mac OS X’e aşığım, hayatımı güzelleştiriyor, kolaylaştırıyor, benim kullanım amaçlarıma ve isteklerime tam oturuyor ama dünyanın genelini ve kullanım amaçlarını unutmamak lazım.
Ayrıca fiyat olarak Ubuntu’ya neden 5 üzerinden 4.5 verilmiş hiç anlamış değilim. Zaten ücretsiz ve heryerden indirebilen bir sistem değil mi? Ne yapması lazım 5 puan alması için?
yıllar önce microsoft işletim sisteminin içine ie‘yi entegre ettiği için mahkemelik olunca ie’den soğumuş, bu sebeple kendime yeni browser ararken öze dönüp netscape, opera, avant ve firefox arasında bir süre gidip gelmiş ama en sonunda oyumu firefox’tan yana kullanmıştım.. firefox‘un artı ve eksileri upuzun bi yazı konusu olur, girmiyorum.. ama mac firefox ve windows firefox konusuna değinmek istiyorum.. firefox 3 beta sürümleri sırasıyla takip ettim. mac için firefox 2‘yi çok kullanışlı bulmamış, safari 3 ile yetinmeyi öğrenmiştim. çünkü firefox 2 apple os’ta son derece “çakma” duruyordu. fakat 3. sürüm mac’e çok uygun tasarımlanmış, hem göze hem ihtiyaçlara hitap ediyor.. sevgili LK‘nın da uyarısıyla Safari’den vazgeçmeyi başardım. gelin görün ki 3 beta 3 windows’ta beni resmen yerlere yatırdı, hayatımda hiç bu kadar crash eden bir beta sürüm görmedim. günde hiç yoksa 50 crash yaşıyordum ki bu google arama sonuçlarında bile karşıma gelebiliyordu..
bugünlerde beta 4‘ün de çıkmasıyla finalize olacağını düşündüğüm Firefox 3′ün bu problemlere bi çözüm üretip üretmediğini göreceğiz.. fakat böyle giderse (hadi safari yine iyiydi) windows’a safari kurucam gibi geliyo..


YORUMLAR